|
|
 | ŞAİR NABİYİ AĞLATAN ŞİİR | Haber İçeriği 271 Okuma \ 0 Yorumlar | | Yazar tunaboylu - December 30 2006 14:15:21 |  Şair Nâbî, Sultan 4. Mehmed döneminde hacca gitmek üzere bir kısım devlet erkanıyla birlikte yola çıkar. Kafile Medine-i Münevverer17;ye yaklaşmıştır. Vakit gecedir. Resûlullah (sas) Efendimizr17;e bir an önce ulaşma özlemiyle Nâbîr17;nin gözüne uyku girmemiştir. Fakat kafiledeki bir paşa, hem de ayaklarını kıbleye doğru uzatmış, uyumaktadır. Hz. Peygamberr17;in (sas) beldesinde, edebe aykırı böyle bir gaflet hâlini bir türlü hazmedemeyen ve çok üzülen Nâbî, içinden gelen bir ilhamla kasidesini bir anda irticalen söyleyiverir. Kafile şafak vakti Medine-i Münevverer17;ye girmektedir. Ravza-i Mutahharar17;nın minarelerinden sabah ezanı okunmaktadır. Müezzin, ezanın ardından Türkçe bir kaside okumaya başlar. Nâbî, dikkat eder, okunan kendi şiiridir. Hemen minarenin kapısına koşar. Müezzine, r0;Allah aşkına, okuduğun bu kasideyi nereden öğrendin?r1; der. Müezzin şöyle cevap verir: r0;Bu gece rüyamda Efendimizr17;i (sas) gördüm, bana dedi ki: r16;Ya müezzin kalk yatma. Benim ümmetimden bana âşık bir zât benim kabrimi ziyarete geliyor. Muhabbetinden benim için şu kasideyi söylemiştir. İşte bu cümlelerle minareden onu istikbal et.r17; dedi. Ben de hemen kalktım. Abdest aldım. Peygamberimizr17;in iltifatına mazhar olan âşık acaba kimdir diye düşünerek minareye koştum. Öğretildiği gibi okudum.r1; Nâbî, r0;Ümmetimden mi dedi?r1; diyerek sevincinden oracığa bayılıp düşer. Sakın terk-i edebden..... Sakın terk-i edebden kûy-ı Mahbûb-i Hudâr17;dır bu Nazargâh-i ilâhidir, Makam-ı Mustafâr17;dır bu Felekde mâh-i nev, Bâbüsselâmr17;ın sîne-çâkıdır Bunun kandili Cevzâ, matlar17;-i ziyâdır Habib-i Kibriyâr17;nın hâbgâhıdır fazilette Tefevvuk-kerde-i Arş-ı Cenâb-ı Kibriyâr17;dır bu. Bu hâkin pertevinden oldu deycûr-i adem zâil Amâdan açdı mevcûdât düş çeşmin tûtiyâdır bu. Muraât-ı edep şartıyla gir Nâbî bu dergâha Metâf-ı Kudsiyandır cilvegâh-ı enbiyâdır bu *** Açıklaması: Burası Allahr17;ın sevgilisinin beldesidir. Cenâb-ı Hakkr17;ın nazar buyurduğu, Ravza-i Nebîr17;dir. Bu gökteki yeni ay, Bâbüsselâm kapısının yüreği yanık âşığıdır. Ayın kandili Cevzâ yıldızı bile ışığının nurunu ondan almaktadır. Burası, Allah (cc)r17;ın sevgilisinin ebedî istirahatgâhının, türbesinin bulunduğu yerdir ve fazilet bakımından Cenâb-ı Hakkr17;ın arşının bile üstündedir. Bu toprağın ziyâsından, yokluğun karanlıkları ortadan kalktı. Bütün yaratılmışların görmeyen gözleri açıldı, çünkü bu toprak, gözlere şifa veren sürmedir. Bu dergaha edep ölçülerini gözeterek gir; çünkü burası meleklerin tavaf ettiği ve peygamberlerin tecelli ettiği bir yerdir.
Ailem dergisinden iktibas edilmiştir.
| |
|
|
|
|
|
|
|
 | | Henüz bir yorum gönderilmemiş.
|
|
|
|
|  |
 | | Yorum Gönderebilmek için Üye Girişi yapmalısınız yada Sitemize Üye Olmalısınız.
|
|
|
|
|  |
 | Sadece üyeler oylayabilir.
Lütfen Üye olun yada Üye girişi yapın.
Henüz bir oylama yapılmamış.
|
|
|
|
|  |
|
|
 |  | Copyright © 2006 Turaboğlu
İbrahim ÖZTÜRK
Powered by PHP-Fusion v6.01.5 © 2003-2005
159,422 Tekil Ziyaretçiler
|  |
|
|
|  |
|
|
|
|
|